10 Mart 2010 Çarşamba

Toyota duyarlılığı...

Toyota marka arabaların gaz pedalında bir üretim hatası olduğunu duymuşsunuzdur... Bütün dünyada milyonlarca araç geri çağrılıp gözden geçirildi... Bu durum Toyota'ya oldukça pahalıya maloldu... Hem maddi, hem de manevi olarak... Güvenilirliği zedelendi... Satışışları düştü, hisse fiyatları geriledi... En büyük darbeyi de Amerika piyasasında yedi... Zira Amerika hem büyük bir pazar, hem de Amerikan vatandaşı güvenilirlik konusunda çok hassas... Amerika'da idari otoriteler de çok duyarlı... Olay ortaya çıkınca satışları derhal durdurttu... Detaylı araştırma yapıp, ne yapılması gerektiğine karar verdi... Basından izlemişsinizdir, Toyota başkanı zedelenen Toyota imajını düzeltmek için çırpınıp duruyor... En son Amerika senatosuna bilgi verdi... Burada ağlayarak Amerika halkından özür diledi... Bize güvenip, bizim markamızı tercih eden Amerikalıların güvenine layık olamadık dedi... Onların canını tehlikeye attık dedi... Bize yakışmadı bu dedi...

Buraya kadarı normal... Olması gereken bu... Ama benim derdim bundan sonra başlıyor... Zira hasbelkader ben de bir Toyota sahibiyim... Daha bir buçuk yıl olmuş alalı... Bu güne kadar da bir şikayetim olmamış... Yine de gelişmeleri hassasiyetle takip ettim... Başlangıçta Türkiye'de satışa sunulan araçlarda bir sorun olmadığı söylendi... Bana biraz garip gelmişti bu... Nasıl yani? Bütün dünyaya arızalı araba verilirken, Türkiye gibi sahipsiz ve denetimsiz bir ülkeye sorunsuz Toyotalar gelmiş ha... Olacak iş değil diye mırıldandığımı hatırlıyorum... Daha sonra bizdeki bazı arabalarda da sorun olabilir dendi... Sorunlu olabilecek arabalar derhal tespit edip servislere çağrılacak diye de ilave ettiler... Ne yalan söyleyeyim, bunda da bir gariplik görmedim... Tamam ülkemde işlerin nasıl yürüdüğünü hasbelkader biraz bilirim... Her işte "Türk usulü" bir alaturkalık beklerim... Ama bu konuda olumsuz bir düşünce aklımdan geçmedi nedense... Belki de yabancı bir marka olduğundan... Bütün dünyada nasıl bir prosedür uygulanıyorsa, Türkiye'de de o uygulanır diye düşündüm herhalde... İçim rahattı yani...

"Derdime mi yanayım, sorana mı" gibilerinden bir söz vardır... Gerçi pek bir dert edinmemiştim ama... Olsun... Eş dost sormaya başladı... Eee, sordun mu? Senin arabada da bir sorun var mıymış? gibilerinden sorular ard arda gelmeye başladı... Ben de "sormadım, bir sorun olsa ararlardı zaten" şeklinde cevaplar verdim soranlara... Ama samimi olarak... İnanmıştım çünkü buna... Taki düne kadar... Dün gazetelerde "Toyotanın Auris modeli yenilendi" diye bir haber gözüme çarptı... Ben de şu yeni modelin resmine bir bakayım diye Toyota web sitesine girdim... Derken web sitesinin sağ alt köşesinde küçük bir bölüm dikkatimi çekti... "Potansiyel gaz pedalı sorunu ile ilgili bilgilendirme" yazıyordu orada... Tıklamadan önce "sanırım Toyotası olan müşterilerimiz bu konuda endişelenmesin, sorunlu arabalar derhal tespit edilip kendilerine ulaşılacaktır" gibilerinden bir mesaj vardır burada diye düşündüm... Tıklayınca gördüm ki şasi numarası girilerek arabaların sorunlu olup olmadığı sorgulanıyor... Yine aklımdan kötü bir şey geçmedi... Sorunlu arabaları haber verip çağırmışlardır, yine de ne olur ne olmaz diye buradan da bir sorgulama imkanı tanımışlardır diye düşündüm... Ve boşluğa arabamın şasi numarasını girip "sorgula" butonuna bastım... Karşıma çıkan mesajda "Aracınız potansiyel gaz pedalı sorunu geri çağırma kampanyası dahilindedir. Lütfen en yakın Toyota Yetkili Servisine başvurunuz" yazıyordu... Ne yapacağımı bilemedim... Şaşırdım kaldım... "Toyota hakkında benim düşüncelerim ne, onların tutumu ne?" diye hayıflandım... Aylardır sorunlu olduğu bilinen bir arabaya biniyorum, bunu bilenlerin umurunda bile değil... Sorumluluğu bana yıkmış yani... Web sitesine bir sorgulama koymuş, sıyrılmış aradan... Sanki araba sattıkları her vatandaş bilgisayar ve internet imkanına sahip de... İmkanı olsa bile aklına gelecek mi acaba oraya girip sorgulamak? Neyse homurdanmanın alemi yok... Burnumdan soluyarak Toyota servisinin yolunu tuttum tabi...

Gidene kadar da öfkem biraz yatıştı hani... Kendi kendime saf olma dedim... Bilmiyor musun bizim ülkemizde işler bize özgü yürür? "Yabancı da olsa, bizde bizleşir insan" dedim... Öfkesi iyice yatışmış, muma dönmüş bir şekilde servis danışmanına derdimi anlatmaya başladım... Oralı bile olmadı hatun... "Önemli bir sorun değil, endişe etmenize gerek yok" dedi... "Bir şey de yapmayacağız zaten" dedi... Nasıl yani dedim... Niye "derhal servise gelmem gerektiği" yazıyordu orada dedim... Yine pek oralı olmadı... "Arkadaşlar yarım saate kontrol edip hazır eder, siz çay kahve keyfinize bakın lütfen" dedi hostes görünümlü hatun... Dediği gibi de oldu... Yarım saat sonra arabamı yıkamışlar, teslim ettiler bana... "Ne yaptınız şimdi peki?" dedim... "Hiççç!" dedi hatun... "Kontrol ettik, bilmem nereye basit bir mandal taktık" dedi... "Hepsi bu mu yani?" dedim, hafif kinayeli bir şekilde... Gayet umursamaz bir tavırla "evet" dedi ve bir kağıt kalem uzattı... Servis memnuniyetimi belirten bir puanlama yapıp imzalamam gerekiyormuş... 1 ile 5 arası bir not vermemi istedi... Düşündüm, düşündüm... Yine düşündüm... Karşımdaki bayana baktım... Muhtemelen asgari ücretle evine ekmek götürmeye çalışan biridir dedim... Verilen görevi yapmaya çalışıyordu işte... Aldım kağıdı elime ve "5" yazıp imzaladım... Sevindi... Evet sevindi... Onun dünyası oydu çünkü... Senin araban, risk altında olman, Toyota'nın ne sattığı, ne aldığı, kaç lira kar ettiği çok uzaktı O'na... Onun görevi 5'i koparmaktı, işinin devamı 5'e bağlıydı anlayacağınız...

Araba yıkatmayı bari beleşe getirmiş olduk bu vesileyle diye tebessüm ederek yürüdüm... Ama soramadan da edemedim... Niye böyle yürüyor işler bu güzel ülkemde? Niye...

10 yorum:

Recep Altun dedi ki...

Toyota hikayenizi okudum. Evet Amerika'ya bak, Türkiye'ye bak. Hani derler ya: "biz Türküz bize bir şey olmaz!" Böyle düşünen insanların da böyle ülkesi olur. Büyük şehirleri bir düşünün semtler vardır, bir şey olunca kıyamet kopar, semtler vardır aynı şeyden dolayı kimsenin kılı bile kıpırdamaz.

Geçmiş olsun!

ezgilimelodi dedi ki...

Merhaba.Sayfanıza blog isminizi değişik bulduğum için uğradım.Yazınızı okuduğumda aklıma araba tamirhaneleri geldi.Bizim araba tamirhaneye uğradığından beri daha çok sorun çıkarıyor.Sanırım bu,onların işine yaradı...
Sevgiler

EBRULİ dedi ki...

Bir mandallık arızaymış yani :)İnsan canı bu kadar kıymetli işte bizde.Hatta sevinecek bir şeyler bile bulabiliriz millet olarak,mesela gaz pedalı koymayı unutabilirlerdi ,koymuşlar Allah'tan diyebiliriz:)Hosteslerimizin hedefi de sadece 5 almak olunca,güllük gülistanlık yaşar gideriz böyle.Paylaşım için teşekkürler,çok güzeldi.
Ve..doğum günümü kutlama inceliği gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim,çok mutlu oldum :)Sevgiler..

Deliler Teknesi dedi ki...

Arkadaşlar değerli yorumlarınız için teşekkürler...

Ezgilimelodi tekneme hoş geldin, sefalar getirdin...

nurgülün dünyası dedi ki...

Selamün Aleyküm deliler Teknesi ziyaret ve yorumunuza teşekkür ederim Allaha Emanet Olun.

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Bizde geçen sene kardeşime Toyota "auris" modelini aldık.Bizi aramalarını bekledik telefon gelmeyince teknik servisi biz aradık.İnternetten bakmasını söylemişler.Baktık bir sorun gözükmedi.

elegimsagma dedi ki...

gecen cuma doktora yeterlik başvurusu için enstituye gittim. gecerligi bir omur suren, koc gibi bir puan almis oldugum kpds belgemin, daha onceden yapilmis asli gibidir onayli kopyasini kabul etmediler, ille noter onayli olacak dediler, yoksa git bilkent osymden aslini al da gel dediler. belgenin asli, yan taraftaki dolaptaki dosyamin icindeydi halbuki. ben o puanla doktoraya kabul aldiysam, simdi ayni puanla yeterlige de basvurabilirim değil mi? değil, ille belge getircen dediler, kostur kostur bilkent osym, orda 2 saat bekle arsivden cikacak belgeyi, gorusme randevularini iptal et, deli gibi taksi parasi ver derken, zihnimden ayni dusunceler gecmekteydi: niye bu ulkede isler boyle oluyor? niye tum sistem insanin canini sikmak icin kurulu? tc kimlik no diye bisiy var, girsin sorgu sayfasina baksin puana değil mi? değil! ya asli, ya da ille aslina dahi bakmadan onayi bastiklari noter onayli olcak ki biz parayi bayalim notere diye. aksam esimle bulusup mulkiyelilerde bira icelim dedik, hala burnumdan soluyorum. yuksel caddesinde eylem var, slogan atiyor 20 kadar insan, etraflarinda 120 kadar polis. o dakka anladim, insanlarin niye dükkanlara kafa göz girip camlari kirdigini, yerlerden kaldirim tasi soktugunu! ben bir kpds belgesine bu kadar ofkelendiysem, var diger sorunlari siz dusunun, var digerlerinin ofkelerini siz dusunun.
icimi doktum oh be :)

Deliler Teknesi dedi ki...

Sevgili nurgülündünyası, sevgili içimden geldiği gibi: Ziyaretiniz ve değerli yorumlarınız için teşekkürler... 2006 Ekim'inden sonraki bütün Toyatalarda sorun var diye biliyorum ama baktığınıza göre mesele yok demektir. Selam ve sevgiler.

Sevgili elegimsagma, şu doktora mevzuuna hiç girmesen daha iyi olacaktı galiba... Yeterlik neyse de teze başlanamıyor bir türlü... Tavsiyem hiç ara vermemen yönünde, hatta mümkünse yeterliği aldığın akşam teze başla... Unutma en iyi tez bitmiş tezdir... Mükemmellik iyiliği öldürür derler... Kolay gelsin sana, yeterlik sınavında başarılar... Bu arada KPDS konusunda yaşadıklarını birebir yaşadım, homurdandığın konuları da fazlasıyla ben homurdanmıştım... Çözümü olmayan konular bunlar güzel ülkemde...

bilge dedi ki...

ahhhh bürokrasi meraklı ülkem benim birde bahsettiğiniz o hatunlar sanki oranın sahibi gibi ahkam kesmiyorlarmı deli olmak işten değil ..güzel bir paylaşımdı teşekkür ederim sevgilerimle...

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Öncelikle geçmiş olsun kaptanım, sorun tehlikeli de olabilirdi. Çünkü bu ülkede insan değeri hiçtir.
Yanlız 5 notunu niye verdiğini anlamadım, sanırım ben vermezdim.
Sevgiler...