15 Mart 2010 Pazartesi

Elektrik özelleştirmeleri...

Yine lüzumsuz konulara daldım ben... Hadi lüzumsuz demeyelim de, boyumdan büyük işlere diyelim en iyisi... Evet, elektrik özelleştirmelerine kafayı taktım şimdi de... Gerçi ben taksam ne olur, takmasam ne olur... Atı alan Üsküdarı geçmiş çoktan... Son bir yılda 5.1 milyar dolarlık elektrik özelleştirmesi yapılmış... Turpun büyüğü de heybedeymiş daha... 20 dağıtım bölgesinin henüz beşi satılmış, para babaları (akbabalar da diyebilirsiniz) başta İstanbul olmak üzere diğerlerinin ihalesini bekliyorlarmış... Ayrıca 45 civarındaki termik ve hidroelektrik santralinin satış süreci de hızlandırılmış... En az 20 milyar dolarlık gelire "çantada keklik" gözüyle bakıyormuş otoriteler... İyi, hayırlı olsun... Ne diyeyim ben...

Bu özelleştirme mevzuu hep ilginç gelmiştir bana... Öğrenciyken çok moda bir konuydu... Dersle ufak bir bağlantısını kuran her hoca, kenarından köşesinden mutlaka bir özelleştirme sorusu sorardı sınavlarda... "İn" bir konuydu yani... Devlet hantal, özel sektör cevval... Sat kurtul, arttır verimliliği... Bu da "yüksek kalite, düşük fiyat" olarak yansısın vatandaşa... Kazın ayağının öyle olmadığını Tüpraş ve Telekom özelleştirmelerinde fazlasıyla gördük... En pahalı telefon faturalarını, tarihinde olmadık benzin fiyatlarını özelleştirme sonucunda yaşayarak gördük, görüyoruz... Peki elektrikte farklı mı olacak? Hiç sanmam, hazır olalım zamlı günlere...

Özelleştirme iyi bir uygulama olabilir... Belli ülkelerin kültürleri buna uygun da olabilir... Ama bize uymaz bu... Bizde bazı hizmetlerin kamu eliyle yürütülmesinde sayısız fayda görüyorum... Bunların en başında da "doğal tekeller" gelir... Yani telefon şebekesi, elektrik şebekesi, su şebekesi, demir yolları vs... Bizde aç gözlüdür özel sektör... Zaten özel sektör diyeceğimiz bir şirketimiz de yok sayılır... Vurguncu, kapkaççı hepsi... Kısa yoldan köşe dönme meraklısı... İş etiği, iş ahlakı kısıtlı... Şirket kültürü yok denecek kadar az... Öyle olunca da olmuyor bu işler... Yabancılar da hemencecik iş bilir-iş bitirir bir yerli ortak buluveriyor kendilerine... Bizimle bizleşiyorlar yani... Hani sonradan telafisi de zor oluyor bu işlerin... Çukurova Elektrik, Aktaş Elektrik örnekleri ortada... Diğer taraftan tekel konumundaki bu firmaları özel sektöre devretmekle iş bitmiyor ki... Denetlemek, regüle etmek gerekiyor bunları... Peki mümkün mü bu... Geçiniz... Bizde denetim de, regülasyon da göstermelik... Hele bir bakın Tüpraş'a, Türk Telekom'a... Yatırdıkları 3-5 milyar doları iki yılda çıkardılar bile sırtımızdan... Evet bizim sırtımızdan... Artık para basıyorlar...

Elektrikte de farklı olmayacak bu... Yatırılan milyar dolarlar bizim sırtımızdan çıkarılacak... Acıtacak mı peki? Hem de ne acı... Acının dozu süreye bağlı... Yani kaç yılda çıkaracaklarına... Eğer üç beş yılda çıkartmaya kalkarlarsa çok acıyacak, yok biraz insaf gösterip on onbeş yıla yayarlarsa daha az acıyacak... Peki yayarlar mı bu kadar geniş bir süreye? Hiç sanmam... Daha önceki uygulamalar ortada... Geçmiş olsun bize... Geçmiş olsun hepimize...

8 yorum:

Recep Altun dedi ki...

Merhaba Deliler Teknesi, aslında gündeme alarak irdelediğiniz konular, bence milletce ele alınarak irdelenmesi gereken konular. Hiç te "boynumdan" değil de orasını düzeltirseniz (boyumdan)boyunuzdan büyük işler değil bunlar. Hiç te kendinizi öyle küçümsemeyin. Duyarlı bir vatandaş olarak nerede ne iyi gitmiyor ve nerede ne yanlışsa, üzerine gitmememiz gerekiyor. Ben konunun tamamını okumadan, sadece girişi okuyarak bu yorumu yazdım. Allah izin verirse, bloğunuzun tamamını okuduktan sonra yine düşüncelerimi yazacağım.

Bu konuyu gündeme alıp, bizimle paylaşan kaleme, emeğe, gönle ve yüreğe selam , sevgi ve saygılarımı sunarım. Daim olsunlar ve hiç susmasınlar.

Newbahar dedi ki...

Devletin derdi otuduğu yerden kasasını doldurmak. Tabi bundan özelleştirmeye el atan şirketlerde büyük pay alacak. Hemde yıllarca iliğimizi kemiğimizi sömüre sömüre..
Tedaş, telekom en büyük kazığı atmadı mı bize özelleştirildikten sonra. Halende atmaya devam ediyorlar. Hele telekom. Şu bilinmeyen numaralar servisi şimdilik üç ayrı şirket tarafından hizmet vermekte. Önce 11880 sonra, 11818 şimdi de 11824. Ben ilk başta bunların ücretsiz olduğunu sanmıştım. Reklamlarında da herhangi bi ücret yayınlanmıyordu. Sonra eleştiriler artınca hızlıca akan bir alt yazıyla ücret açıklanmış.
Termik santrallerde özelleşince elimizde ne kalacak ben bilmiyorum. Bu ihalelere girecek yabancı şirketler ne olacak? Zamanında ülkemizden toprak, fabrika satın aldıkları yetmiyor gibi şimdi de elektriğimizi çalacaklar ve en büyük kazığı çakacaklar.
Satılmadık, devletin denetiminde olan ne kalacak? Gerçi devlet de kaşıkla verip, kepçeyle alanlardan, gerçi devlet de kısır koyun veripte, yavrulamışını isteyenlerden.
Ben bu ülkenin sonunu hiç iyi görmüyorum. O yüzden bloğumda berbat gidişata dair hiçbir şey yazmam. Ancak bloglardan takip edip, bildiğim kadarıyla yorumlar yapmaya çalışırım.

Teşekkür ederim ziyaretiniz için.
Selam ve saygılar

Recep Altun dedi ki...

Devletin sadece devletliğini yapması, ülkeyi idare etme işiyle uğraşması ve tüm hizmet tekellerini de denetlemesi çok güzel. Ancak sizin de yazınızda bahsettiğiniz gibi, biz de henüz hizmetin öncelikli, ticaretin ikinci öncelikte yer alması gerektiğini hazmetmiş hizmet erbapları olmadığı için vatandaş her zaman söğüşleniyor. Bunu tüm özelleştirmeleri gerçekleştirilen hizmet tekellerinde görebiliriz.

Bu güzel paylaşımın için teşekkür ederim.

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Çok önemli bir konu bu ve keşke herkes duyarlı olabilse. Ama halk ne biliyor ki?
Bu özelleştirme ile yok olan ülkemizi birgün başkaların yönettiğini görmeye çok az bir zaman var.
Öyle dümenler dönüyor ki!
1.5 ayda gelen su faturalarından çalınan paralarımız! belirli m3 aşan kısım için yüksek ücret alınmasından ayı büyütmek gibi
Elk.fatçları ise tam bir rezalet. Hiç bir ay birbirini tutmayan birim fiatları ve devamlı değişen vergileri.
Doğalgaza zam yok diyerek faturalara yansıyan zam oranları.
Yani kaptancım dönen dolaplar saymakla biticek gibi değil.
Emekli maaşlarının söylemi ayrı, ödemesi ayrı.
Ziraat bankası kara geçti yazın da çok güzeldi, yorum sayfanı açamadım ve yorum yapamadımdı.
Gerçeği orada çok güzel yazmışsın. Devamlı veriyoruz, bir avuç insanı mutlu etmek için.
Vah ülkem vah!!!
Hiç bu kadar (ampullerin ışığında) karanlık olmamıştı

Deliler Teknesi dedi ki...

Recep Bey değerli katkıların ve uyarıların için şükranlarımı sunuyorum...

Newbahar teşekkür ederim değerli yorumların için... Ne güzel ifade etmişsin "kısır koyun verip, yavrulamışını istemek" diye...:)) Bu arada tekneme hoş geldin, şeref verdin...

Nur Hanım teşekkür ediyorum... Olup bitenleri ne güzel özetlemişsin öyle... Şu su meselesini oldum olalı anlamadım hiç. Niçin belli metreküpten sonrası daha pahalı olur? Hem de abone başına... Ailede kaç kişinin yaşadığı önemli olmaz hiç... Üç kişilik aile de aynı metreküpten sonra zamlı öder, onüç kişilik aile de... Hem suyu fazla kullanmanın ne zararı var... Bedava değil ki bu, millet boşa akıtsın... Selam ve hürmetler...

ezgilimelodi dedi ki...

Görev yaptığım köyde sabahtan okul bitene kadar elektrik gelmedi üstüne üsstlük kimse ilgilenmedi.Sinir küpü oldum,her şey yarım kaldı...
Elektrik deyince elektriğe kapılmış gibi oluyorum.İlgisizlik...Başka bir şey değil...

ruhgezgini dedi ki...

tüm yazdıklarınıza içim acıyarak katılıyorum.ben lisans tezimi özelleştirme konusunda vermiştim.Ve yaptığım araştırma sonucunda bizdeki koşullarda yapılacak özelleştirmelerin işçi ve halk açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı yargısıyla bitirdim tezimi.Gönül isterdi ki ben yanılmış olayım ve özelleştirmeler vatana millete hayırlı olsun.ama heyhat bunca aç gözlü sırtlan bu ülkeyi içten ve dıştan yerken özellikle milli güvenlik açısından zararlı bazı özelleştirmeler çatır çatır yapılmışken(telekom gibi)ve üstelik özelleştirilen kuruluşların sabit kıymetleri bile özelleştirme bedellerinden düşük kalırken insanın başını taşlara vurası geliyor.

Deliler Teknesi dedi ki...

Sevgili ezgilimelodi, sevgili ruhgezgini: Değerli yorumlarınız için teşekkür ediyorum... Selam ve sevgiler.