5 Mart 2010 Cuma

CHP'li kadınlar çarşaf yırtmış...

Evet, haberi izlemişsinizdir... Mersin CHP kadın kollarına bağlı bir gurup kadın siyah kumaş yırtıyor... Hızını alamıyor, bir güzel de çiğniyor... Büyük bir kin ve öfkeyle... Bir şeylerin hıncını alırcasına... Yırttıkları siyah kumaş, kara çarşafı temsil ediyormuş... Bu kadınlar hilafetin kaldırılması yıldönümü etkinliklerine akıllarınca küçük bir katkı yapıyor... Çorbada bizim de tuzumuz olsun diyorlar... Gerçi tepkiler üzerine "yırrtığımız siyah kumaşlar, ülkemizin üstünü saran kara bulutları temsil ediyordu" diye yan çizmişle ama... Geçiniz... Geçmiş olsun artık...

Oldum olası sığ düşünceleri, yüzeysel mantıkları, zeka kırıntısından yoksun uygulamaları anlayamamışımdır... Beşiktaşın meşhur taraftar gurubu Çarşıyı sırf bu yüzden çok severim... Yaptıkları her eylemde, açtıkları her pankartta mutlaka bir yaratıcılık, bir espri, bir zeka boyutu vardır bu gurubun... Güldürürler, güldürürken de mutlaka düşündürürler... Neyse dağıtmayalım konuyu...

Peki ne yapmış oldu şimdi bu CHP'li kadınlar... Olaya insani boyuttan bakarsan insanlık yok... Siyasi boyuttan bakarsan siyasi getiri yok... Külliyen kayıplarla sonuçlanan bir eylem yani... Aslında eylem denecek bir eylem de yok ortada... Basit, sıradan ve çocukça... Evet insani değil, insanı anlamıyor çünkü... Yırttığı kara çarşaf, sevelim veya sevmeyelim bazı insanların giyim tarzı... Ya da inançları uğruna giydikleri bir şey... İslamda var veya yok... Sana ne, bana ne... İnancını yorumlarken sana veya bana danışmak zorunda mı? Ne hakla başkalarının giyimine hakaret edersin sen... Vergisini veren herkes en az sen kadar vatandaştır bu ülkede... Yaptığını insani açıdan değerlendirecek olursak "dangalaklıktır" tek kelimeyle... Kimsenin kimseyi aşağılamaya, horlamaya ve ötekileştirmeye hakkı yoktur bu ülkede... Yaşam tarzını, yediğini, içtiğini, giydiğini anlamasakta, anlayamasakta...

Gelelim olayın siyasi boyutuna... Siyasi bir eylem niye yapılır? En basit haliyle ya oy kazanmak ya da rakibine oy kaybettirmek için... Peki böyle bir sonuç doğurabilir mi bu eylem? Yoksa tam tersi mi? Hiç tereddüt yaşamanıza gerek yok... Tamamen CHP'nin aleyhine olmuş bir eylemdir bu... Etkileri de Mersin hudutlarını çoktan aşmıştır... Parti yönetiminin tabanı genişletme çalışmalarına bir sabotajdır bu... Bir tarafta kara çarşaflıya rozet takan parti yöneticileri, diğer tarafta kara bez çiğneyen uçuk partili kadınlar... Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu... Kitle partilerinin ayrımcılığa, ötekileştirmeye hakkı olamaz... Hele Atatürk'ün kurduğu bir partide bunun tartışılması bile abestir... Bahsettiğim şey ilkesizlik, omurgasızlık değildir... Tabi ki prensiplerin, doğruların, hassasiyetlerin olacak... Bunları savunacaksın da... Savunurken kırıp dökmeyeceksin ama... Sevmesen de kucaklayacaksın... Sevmediklerinin, sevdiklerini sevmesini sağlayacaksın bir şekilde... Gayet ince, gayet nazik, gayet diplomatik yollarla...

Bu eylemin kazananı AKP'dir tereddütsüz... Erimeye, dağılmaya başlayan tabana hayat öpücüğü olmuştur bu eylem... Bilerek veya bilmeyerek... Bülent Arınç'ın alelacele yaptığı açıklamalardan da anlayabiliyoruz bunu... Geçmiş olsun CHP'ye... Parti yönetiminin durum düzeltme çabaları beyhude... Mesaj alınmıştır çoktan...

Beni asıl üzen ise, bütün bu iğretiliklerin Mersin'imde olması... Doğup büyüdüğüm güzel Mersin'imde... Artık geride kalan Mersin'imde... Hikayelerimdeki Mersin'imde... İstemediğim Mersin'imde... Mersinlilersizleşmiş Mersin'de... Geçmiş olsun bana da...

6 yorum:

cecilia dedi ki...

bence kişilerin yaptıkları yanlışlıklar, ihtiraslar, hırslar bir partiye mal edilmemeli, evet yapılan yanlış bir harekettir, chp halkın partisi olarak, kitle partisi olarak böyle görüntülerin yakınından dahi geçmemelidir lakin tamamen üç beş kendini bilmezin,nereye varacağını düşünmeden yaptığı bu provaktif davranış partiyi bağlamaz, istisnalar kaideyi bozmaz hesabı, tabiki bu benim düşüncem ama yapılan yanlışı irdelemeden etmeden vurun abalıya demek ne kadar doğru?

Recep Altun dedi ki...

Ben yapılan yanlışlığa bakarım. Hangi siyasi görüş, hangi parti olursa olsun, hiç önemli değil. Yanlış bir iş yapılmışsa olay bitmiştir.

Yapılan yanlışlar bizleri üzüyor, yapılan yanlışlara üzülüyoruz. Hele bir de bu siyasi bir partiyse, hiç yakışmıyor. Hiç şık değil.

Ben konuyu bilmiyorum ama, bu işi yapan o siyasi partinin bir mensubuysa olay bitmiştir. Partiler öyle cacık adamları bünyelerinde barındırmasınlar. Oy uğruna böyle adamları bağırlarına basmasınlar. Temiz ve düzgün insanlarla bir araya gelsinler ve çalışsınlar. İçlerindeki çürük meyveleri ayıklasınlar.

kalemine ve yüreğine sağlık ve mutluluklar dilerim.

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

Recep Altun dedi ki...

Sizin bir kamu çalışanı olduğunuzu daha önce anlamıştım. Eğer bir vergi dairesi mensubusuysanız; şirket hisse devri, beyannameler, vergiler, çekler, senetler, banka borçları, sair borçlar vs. bu işi çok iyi bilirsiniz. Allah'a çok şükür, şirketi teslim aldığım 14.10.2005 tarihinden tasfiyeye girdiğim ve tasfiyeyi 26.12.2007'de sonuçlandırdım. Geçenlerde Vergi Dairesinden Mahsup zararları konulu bir yazı geldi. Bir hafta geceli gündüzlü yaptığım çalışma sonucu hesaplarımı ve yaptığım işlerin doğru olduğunu ispatladım da şöyle derinden bir Oh! çektim. Yoksa Bir sürü düzeltme beyannamesi ve akabinde harçları ve belki de usülsüzlük cezaları falan derken. Epey sıkıntıya girecektim. Ama Allah'ın izniyle bu sıkıntıdan kurtuldum. Murürü zamanları atlatana kadar, daha ne sıkıntılar çekeceğimi bilmiyorum. Çünkü şirket benim değildi, faaliyetini bilmediğim bir şirket ile nasıl baş edebilirim değil mi?

Ziyaret ve destek yorumunuz için çok teşekkür ederim. İyi ve mutlu bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.

Recep Altun dedi ki...

Bloğuma yaptığınız ziyarete ve yazdıklarımızı daha bir anlamlı kılan o güzel yorumlarınıza çok teşekkür ederim.

Esen kalın.

bilge dedi ki...

kızdıkları insanların ekmeğine yağ sürdüler partilerine de zarar verdiler maalesef tasvip edilmeyen bir olay olacak bir şeymi kaş yapayım derken göz çıkarma hesabı sevgi ve dostlukla...

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Tüm yazdıklarınız yürekten katılıyorum. Maalesef kendi kendini yoketmeye uğraşan bir parti oldu CHP
Prim veren, çanak tutan.
SEvgiler...