3 Haziran 2010 Perşembe

Staj...

Bu günlerde herkes staj için koşuşturuyor... Özellikle son sınıfa geçmiş veya yeni mezun olmuş üniversite öğrencileri bunlar... Çalıştığım kuruma da her gün onlarca başvuru geliyor... Bazı mühendislik okullarında bu staj işi zorunlu galiba... Ama başvuranların çoğu iktisat ve işletme gibi bölümlerin öğrencileri... Bunlarda zorunlu staj olduğunu sanmıyorum... Ama nedense bu çocuklar staj yapmak istiyor... Kendileri de tam olarak bilmiyor niçin staj yapmak istediklerini... Sanki moda gibi bir şey şey... Klasik CV'mde bulunsun düşüncesi yani...

Peki staj nedir? Ne işe yarar? Mühendislik okullarını bilmem... Ayrıca staj zorunluluğu olan diğer okullar için de bir şey söyleyemem... Ama bunun dışında yapılan stajlar tamamen gereksiz bir şeydir... Yaz tatilinin fuzuli yere heba edilmesidir... Kamu kurumlarında çalışmayı düşünenler için tamamen anlamsızdır... Özel sektörde kestirmeden işe başlamayı düşünenlere belki kısmen faydası olabilir... Kamu kurumlarında yapılan stajlardan öğrenci bir şey öğrenemez... Zira kamu kurumlarında öğrenilecek bir şey yoktur... Varsa da "gizlilik" gerekçesiyle stajyere gösterilmez... Buradaki stajlar ya kağıt üzerindedir, ya da getir-götür işi niteliğindedir... Zaten kamu kurumlarında kestirmeden işe girme dönemi de KPSS ile sona ermiştir... O halde kamu kurumlarında staj yapmayı düşünen öğrenciler size söylüyorum... Boş işleri lütfen bırakın ve tatilin keyfine bakın... Zaten öğrencinin veya yeni mezun birinin ne CV'si olur ki... Doğum yeri, tarihi, okulu ve zorlama bir kaç aktivite... Bunlara bir de uyduruktan staj ekleseniz ne olacak ki... Bari tatilin keyfini çıkarın...

Tatil dediysem de uzatmayın, tadında bırakın... Mezun olana kadar KPDS'den 80 alacak kadar bir yabancı dili (mümkünse ingilizce) mutlaka öğrenin... Kolay mı sanki dediğinizi duyar gibiyim... Duymamış olayım; kolay, kolay...:)) Dünyada hiç bir şey zor değildir, yeterki isteyin... Eğer kamu kurumunda çalışmayı düşünüyorsanız, mutlaka KPSS'ye odaklanın... Hem de daha üçüncü sınıfın sonunda... Bunun için mutlaka iyi çalışmanız gerekir... Öyle dersanelere falan gitmenize gerek yok... Müfredat kapsamındaki derslere "inek öğrenci" modunda çalışmanız yeterli... Unutmayın, bu iş çalışmadan olmaz... O halde hayatınızda üniversite hazırlıktan sonra iki yıl kadar da bunun için çalışın... Bütün hayatınız bu süredeki performansınıza bağlıdır... Bunun bilincinde olarak çalışın... Unutmadan söyleyeyim... Bu işler kimsenin imtiyazında değildir... Hangi şehirdeki okuldan mezun olursanız olun, çalıştıktan sonra mutlaka başarırsınız... Boşuna kendinize mazeret üretmeyin...

Az kalsın unutuyordum... Esasen yeni mezun olmuş bir öğrenci hayata mutlaka kamu kurumlarında başlamalıdır... Onun için kendi kendinize kuruntu yapmayın, "ben kamuda çalışmak istemiyorum" diye... Kamuyu bir gör, beğenmezsen geçersin özel sektöre... Niye bunu söylüyorum peki... Bu kuruntuyu yapanların çoğunun ne kamuyu ne de özel sektörü yeterince tanımadığını gözlemledim de ondan... Kaldı ki doğrudan özel sektörden başlamak her zaman "en alttan başlamak" anlamına gelir... Halbuki bir süre kamuda çalıştıktan sonra özel sektöre geçerseniz bu bir "transfer" nitliğinde olur... Yani daha yukarılardan kariyer yapmaya başlarsınız... Bazı özel sektör kuruluşlarındaki "management tranee" gibi sahte etiketlere kanmayın... Bunların hepsi özel sektördeki aday memur kapısına çıkar...

Bütün bu söylediklerim mühendislik dışı branşlar için geçerlidir... Mühendislikte durum nasıldır bilmiyorum... Çizdiğim tablodan çok farklı olacağını sanmıyorum ama dediğim gibi bildiğim bir alan değil...

Stajdan başladık, meslek seçiminden çıktık... Bari bir de yüksek lisans konusuna girelim tam olsun... Ama önce "kamu kurumlarında nasıl bir iş tercih edilmeli" konusunda bir şeyler söyleyeyim... Kamu kurumlarında çok değişik iş türleri vardır... Bunların büyük bir kısmı unvanına bakılmaksızın düz memur, veya idari memur türünde işlerdir... Yani bir veya bir kaç amire bağlı olarak çalışılır... Yaptığınız işte fazla bir inisiyatif kullanamazsınız... Söyleneni veya verilen işi yaparsınız... Disiplin fazladır... Sabah 8:30-akşam 17:30 türü işlerdir... Maaşı da düşüktür... Her şeyden önemlisi, eninde sonunda bu işten sıkılır mutsuz olursunuz... Çoğunlukla da tayinli işlerdir... Bu durumla karşılaşmamak için "kariyer meslek" denen mesleklerden birine girmeye bakın... Bunların türleri çoktur... Kalitesi de çok farklıdır... Genellikle Ankara, İstanbul ve İzmir'de çalışırlar... Maaşları kısmen iyidir... Çalışma ortamları özel sektörü aratmaz veya daha iyidir... En önemlisi meslek öğrenirler... Usul, adap, yol, yordam öğrenirler... Yani burada çalışan biri, belli süreler sonunda özel sektörde de iş yapacak bir meslek edinmiş olur... Unutmayın üniversite mezunu olmakla meslek sahibi olunmaz... Meslek sahibi olmak için yetki belgesi anlamına gelir üniversite diploması...

Yüksek lisans önemlidir ama başlı başına bir amaç değildir... Üniversiteden mezun olan biri öncelikle meslek veya iş sorununu çözmelidir... Bunun yolu da yukarıda bahsettiğim gibi KPSS'den yüksek bir puandan geçer... İşe başladıktan sonra boş zaman aktivitesi olarak yüksek lisans düşünülmelidir... Kaldı ki bahsettiğim kariyer mesleklerin çoğu çalışanlarını beş yıllık hizmet süresi sonunda burslu olarak yurt dışı masterine göndermektedir... Dolayısıyla amaçsızca yüksek lisans yapacağım diye meslek sınavlarının dışında kalmayın... Yüksek lisan işe başladıktan sonra gelsin... Ama mutlaka gelsin... Rehavete kapılmak yok...

Akademisyenlik konusunda her hangi bir fikir beyan etmeyeceğim... Bu iş birazcık idealistlik gerektirir... Kısa vadede evlilik planı olmayan idealist insanlar düşünebilir... Ama zahmetli, kaprisi bol ve fedekarlık isteyen bir iştir...

Staj konusunda ufak bir geyik yapayım diye başladım konu nerelere gitti... Neyse fena da olmadı sayılır... Aslında bölüm bölüm yazılabilecek konular tek bir posta sığmış oldu... Talep gelirse detaylandırırım... Şimdilik bu kadar... İşiniz kolay ve huzur dolu olsun...

9 yorum:

bilge dedi ki...

çok ilginç bir saptama kamudan emekli olan biri olarak bazı değindiğiniz konulara katılamıyacağım staj yapmak en azından kamu da veya özel bir kuruluşta az da olsa bir şeyler öğrenme gayreti için de olanlar için gayet güzel ama hiç gitmeden çakma staj yapanlara söyleyecek bir sözüm yok kpss sınavı içinde istediğiniz kadar çalışın eğer 90 veya yukarısı puan alamıyorsanız maalesef giremiyorsunuz başımda bir tane örnek var ama adamınız varsa isterseniz kpss den çok az puan alın girdiğiniz belgeyi getirin işe alıyorlar diye duydum sevgiler...

Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ нandan dedi ki...

çok güzel yazmıssın bir cırpıda okudum , bilgiler bir harikaydı. bende bu yıl inşallah kpss ye giricem. hedef en az 2 testten 50 netin altına düşmeden toplamda 120 net inşallah diyorum.

staj konusunda ise bizde o konudan muzdaribiz, kardeşim işletme okuyor ve stajı "zorunlu" malesef. stajı bitirmezse diplomasınıda alamıyor ve biz hala bulamadık. basvurdugu yerlerin hepsi mülakata cagırıyor, cagırdıkları zaman ise final zamanı gitme sansı yok. cünkü kardesim sehir dısında okuyor, stajı burda yapıcak. bakalım nolcak.

ruhgezgini dedi ki...

Ne güzel anlatmışsınız.Bir işe başlama klavuzu olmuş nerdeyse. Elinize sağlık. Mezun olduğumda yaptığım aptallıkları düşündüm de o zamanlar nerelerdeydiniz?Sevgiler.

bir güzel çift dedi ki...

hııımmm...oldukçe bilgilendirici,hoş bir yazı..

minimalist dedi ki...

çok doğru hele ki benim gibi meslek YO hocası için staja göndermek, (gereksiz) staj defteri okumak...işkence çünkü yapılış mantığı ters daha doğrusu aynı dediğiniz gibi neyse bu konu çok uzun girdim mi çıkamam.

Dişi Geyik dedi ki...

İş konusu bu ara canımı çok acıtmakta.Yorum yapacağım yapmasına da uzun olacağı için erteliyorum.

Tabiat Ana dedi ki...

ben stajımı ATAL da yapmıştım.Keyifliydi.Evet sıcaklarda pek çekilir iş değil ama belkide bugün cihazlarla çalışmayı tercih etmemin sebebidir ATAL.
sevgiler

Dişi Geyik dedi ki...

Aslında bu konu üzerine sayfalarca yazabilirim.Öncelikle şunu söylemek isterim Anadolu’daki üniversitelerden birinin İİBF ‘sinden mezun biri olarak bizim fakültemizde staj zorunludur.Stajın İİBF’li üzerindeki verimliliği tamamen stajyerin performansına ve staj yaptığı kurumdaki çalışanların insafına bağlıdır.

Yurdumun bazı üniversitelerinin İİBF ‘ lerinde benim okulum gibi staj zorunlu olunca , zaten rekabetin çok olduğu ve her işi yapabilir gözüyle bakılan , mühendislik gibi spesifik bir alana sahip olmayan İİBF’liler için staj , üniversite tarafından zorunlu olmasa dahi , rakiplere yenik düşmemek için gönüllü olarak zorunlu hale gelmektedir.

Kendimi ayrı tutuyorum çünkü ben staj konusunda çok şanslıydım. Öğrendiklerim paha biçilmezdi.

Normal koşullarda bir stajda : getir, götür işleri yapmak ,işyerinin havasını solumak , departmanlar ve insanlar arası ilişkileri gözlemlemek, sabah 08:30-akşam 18:30 deneyimini yaşamak , toplu halde yemek yemek , adab-ı muaşeret ve hayatı öğrenmek vb. daha sayamayacağımız birçok açıdan staj gereklidir.

Stajın stajyere mesleki olarak öğretme kapasitesi ise , yanında staj yaptığı kişilerin onlarla olan iletişimi ve ilgisine bağlıdır.Mesela muhasebede staj yapan birine siz fatura nasıl işlenir öğretirseniz , hangi harcama , hangi başlık altında tutulur gösterirseniz ,kısacası stajyere vakit ayırırsanız , staj daha da faydalı olur.

Sayfalar sürer , günler alır bu konu.Reputable bir üniversiteden mezun olmanın çok önemli olduğu , bütün iş ilanlarda 2 yıl iş deneyimi arandığını göz önünde bulundurursak ,üzülerek söylüyorum ki , staj , öğrenciler arası bir tabirle "naylon" bile olsa şarttır.

ezgilimelodi dedi ki...

Abim iyi bir üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu...
Ve işsiz...
Mesleğini yapamadan yoruldu anlayacağınız...
Akademik kariyer için bir şeyler çabalıyor.Dilerim kısa sürede yoluna girer her şey onun için...