1 Nisan 2010 Perşembe

Tekel işçileri yeniden...

Tekel işçileri yeniden Ankara sokaklarına dökülüyor bu gün... Hak aramak için... Ekmek kavgası için... Neyse ki hava koşulları müsait bu kez... Üşütmüyor öncekiler gibi... Ama polisimiz aynı polis yine... Anakara'nın bütü ana girişlerini tutmuşlar bu sabah... Arama yapıyorlar... Ankara plakası dışındaki bütün araçları durduruyorlar... Şehirlerarası seyahat eden otobüsleri de... İşçi arayıyorlar... Yüzü esmer, ensesi yanık, eli nasırlı birini buldular mı alıyorlar bekleyen polis otobüsüne... Potansiyel işçi... Potansiyel suçlu... Sen misin hak aramak için yollara dökülen... Belli ki talimat kesin... Alınmayacak kimsecikler Kızılay meydanına...

Ne olur ki yol verseniz onlara... Hakkını vermediniz kuru bir inat uğruna... Bari bağırıp çağırmasına, slogan atmasına, şarkı türkü söylemesine tahammül gösterseniz... Ne olur ki yani... Dünyanın sonu mu gelir? Niye geriyorsunuz ortamı... Hem ne suçu var bu insancıkların? Hak hukuk aramanın dışında... Ekmek kavgası dışında... Niye gözünüzdeki perdeyi kaldırmayı bir düşünmezsiniz hiç... Şöyle farklı açıdan bakmayı bir... Empati yapmayı...

Yok, umudum yok benim... Yine kasvetli geçecek bu gün... Yine panzerler su sıkacak kara tenli Anadolu insanının üstüne... Yine biber gazları göz yakacak Ankara sokaklarında... Limon arayacak uşaklar, gözlerini rahatlatmak için... Yine ağlaşacak insancıklar... Umutlar yine yarınlara taşınacak... Hem de umutsuzca... Duymayacak hükümet yine yankılanan ağıtları... "Açız" nidalarını... Hükümet dediğime bakmayın siz... Ağız alışkanlığı işte... Başbakanımız yani... O bilir her şeyi... Ama "olmaz" dedi bir kez...  Değişmez ki kararı... Ne yapacak bu uşaklar peki şimdi? Ne yapsınlar... Coplarını yiyip dönecekler kasabalarına... Tekrar gelmek için söz kesip dönecekler... Ne yapabilirler ki başka?

Evet, Tekel işçilerinin dramı böyle... İnşallah farklı bir tablo olur bu gün... İnşallah yanılırım ben... İnşallah hakkını alır da döner Tekel işçileri... Kalbim Tekel işçileri için atıyor bu gün... Her mazlum için attığı gibi...

5 yorum:

EBRULİ dedi ki...

Keşke sadece Tekel işçileri değil, tüm toplum, insan ve çalışan haklarını hiçe sayan zincirlere karşı,hak arayan,hak kovalayan,başını dik tutanlardan olabilse..Her itiraz bir maske düşürebilse..

sude naz'ın annesi dedi ki...

Tek suçlerı aklarının peşinden koşmak,onlar ve onlar gibi olmama!!!adına mücadele etmek, ki malesef bu hükümet değişmediği sürece,insan haklarını,özgürlüğümüzü elimizden aldığı sürece daha bu bir başlangıç diye düşünüyorum.

minimalist dedi ki...

aaa doğru bugün 1 Nisan. İyi hatırlattın akşam haberleri iyi izlemek lazım. O kadar doğru yazmışsın ki! Onların bu kararlılığı hepimize örnek oldu. Daha doğrusu örnek olmuştur !!!

ruhgezgini dedi ki...

Yıllar evvel bu işçiler işe alındığında yaptıkları sözleşmeler ile haklar kazandılar şimdi yolun yarısında biz caydık demek olmaz.Bu insanlar emekli olacakları günü beklerken bambaşka koşullarla karşı karşıya kaldılar.Yeni işe gireceklere yeni koşullar koyarsınız işine gelirse çalışır gelmezse çalışmaz.Ama onlar eski haklarını korumalılar bana göre.Empati yaparsak anlarız ne zor durumdalar.Okuyan çocukları birsürü sorumlulukları var.Hak aramak en kutsal haktır.

nurgülün dünyası dedi ki...

Selamün Aleyküm Kardeşim.

İki dua vardır ki, reddedilmez; o dua edenlerle Allah

arasında bir perde yoktur; Biri, zulüm gören kişinin duası öbürü de

mü’mininkardeşine gıyabında ettiği dua.” Dualarda unutulmamak dileğiyle.

.CumaMız Mübrekolsun.

Allaha Emanet olun