20 Nisan 2010 Salı

Özal...

Özal öleli 17 yıl olmuş... Dile kolay tam onyedi yıl... Acaba bir yanlışlık mı var diye önümdeki gazete haberine bir kez daha baktım... Yanlışlık falan yok, tam 17 yıl olmuş... Zaman su gibi akıyor denen şey bu olsa gerek... Halbuki hafızamı şöyle bir yokladım, sanki 7-8 yıl gibi bir şey geldi bana... Ama matematik yalan söylemez... 1993'ten bu yana 17 yıl geçmiş...

Yaşım ilerlediğinden olsa gerek, son yıllarda olaylar çok hızlı akıyor benim zaman tünelimde... Gerilerde kalıyorum ben hep... Bir iki yıl öncesine dair hatırladıklarım hep daha eskilere gider oldu... Ama tam bu noktada bir tuhaflık var... Hesaplar hep 2000'li yıllarda sapıyor... Sanki 2000'li yılları hiç yaşamadım ben... Özellikle 2002'den sonrasını... Ya da 2002 ile 2010 arası konsantre bişey... Sanki 1,5 - 2 yıl gibi bir şey... Hatırlamıyorum fazlasını... Örneğin 2004, 2005, 2006, 2007, 2008... Evet vardı böyle yıllar... Ama hiç bir iz bırakamamış bende... Akmış gitmiş kendi mecrasında... Yaşlanmak böyle bir şey olsa gerek...

Evet, Özal öleli de tam 17 yıl olmuş... Benim jenerasyonumun ilk göz ağrısıydı Özal... İlk oyumuzu O'na verdik... Garipsenecek bir şey yok bunda... Farklı şeyler söylüyordu O... Galeyana getirebiliyordu kalabalıkları... Heyecan, umut verebiliyordu ensesi yanıklara... İlk "vizyon" kelimesini, ilk "transformasyon" kelimesini O'nun ağzından duydu bizim nesil... İlk defa siyasetle tanışan bizler için favoriydi O... Sönük kalıyordu diğerleri... Zaten öyle derinlemesine analizler yapabilecek durumda da değildik... Görüntüye, söylenene bakabiliyorduk ancak... Yeminli bir seçmen değilsen, oy vermek için tek seçenekti O...

O da geldi, geçti... Her fani gibi, O'nun da ölüm haberini duyduk bir gün... Şaşırsak da olan olmuştu... Özal yoktu artık... Zaten eski popüleritesi de kalmamıştı son zamanlarda... Aile fertlerinin yaşantısı bir hayli yıpratmıştı O'nu... Karizmasını da örselemişti ailesindeki sorumsuzluklar... Her icraatı gibi, ölümü de tartışmalı oldu... Ölümünün normal yollardan olmadığına inanan geniş bir kitle var hala... Kesin olan ise O'nun ölmüş olmasıydı...

Evet, Özal öleli 17 yıl olmuş... Daha dün gibi ama değil... Onyedi yıl geçmiş... Belli ki bizden de geçip gidiyor bir şeyler... Allah'tan rahmet diliyorum O'na...

6 yorum:

Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ нandan dedi ki...

Yagmurlu bir nisan günüydü, hava kapalı ve ölüm kapıda sinyalleri verir gibiydi..Ben 10 yasındaydım ama dün gibi hatırlıyorum o günü evde Özal öldü diye bir konuşmalar oluyordu küçücük yasımda ona bi sev gim vardı ve cok üzülmüştüm..Zaman su misali akıp geciyor dile kolay 17 yıl.. sanki 17 ay gibi..

Allah rahmet eylesin..

ruhgezgini dedi ki...

evet dün gibi tv nin başında aniden öldüğünü duyunca çok şaşırmış aaa o kadar yaşlı politikacı dururken Özal mı ölmüş dediğimi yıllar nasıl akıp gidiveriyor yanıbaşımızdan

minimalist dedi ki...

bende de var bu 2000'li yıllarla olan problem . Hala 2008 diyeceğime 1998 diyorum :))) Doksanlrda takılı kalmışım.

Özal konusunda ise haklısın.

ra55 dedi ki...

Merhabalar efendim,

Rahmetli Özal, 1980 Eylül darbesinden sonraki ilk seçilmiş hükümetti. Aynı Demokrat partinin, tek partili CHP döneminden sonra gelmesi gibiydi. ANAP zamanında Bizim de bir Kültür Bakanımız olmuştu Mesut dönemindeyken.

Daha dün ölmüştü, demek 17 yıl olmuş. Allah rahmet eylesin. Ben de öyle 1987 yılından bu tarafa 23 yıl geçmiş, hiçbirini hatırlamam.

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

Newbahar dedi ki...

Demek 17 yıl plmuş ha..

93 te lise sonda idim. Siyaseti sevmediğim için, o gençlik yıllarında siyaset fasa fiso geldiği için Özalı da sevmezdim. Hele icraatın İçinden diye canlı yayına çıkardı hiç izlemezdim.

Ama babamlardan dolayı fikirleri hakkında az çok bilgi sahibi idim.
Sonra o öldü, değerini anladım.


Zaten ülkemiz için bir şeyler yapmaya çalışan böylesi ender şahsiyetleri erken kaybediyoruz.
Allah rahmet eylesin.

Ama semra Özal ve diğer özallar için hayat aynı lüksünde devam ediyor değil mi?

Hakikaten 1999 dan sonrası nereye kayboldu???

Saygı ve selamlar

Deliler Teknesi dedi ki...

Arkadaşlar güzel yorumlarınız için teşekkürler...